İçeriğe geç

Zihin Okuma Programı Düşünceyi Yazıya Döküyor

Teknoloji bir insanın düşüncelerini okuyarak bir videoyu yeninden yapılandırabilir ve hatta siz araç kullanırken hareketlerinizi önceden tahmin bile edebilir. Şimdi de düşünceden metne sistemi beyin aktivitesini yazıya dökebiliyor.

Frontiers in Neuroscience’taki yeni bir çalışmada yedi hastaya beyin dalgalarını ölçüp sinirsel verileri toplayan elektrot maskesi takılıyor ve hastalardan Gettysburg Address’i, JFK’nın açılış konuşmasını ve Humpty Dumpty’nin konuşmalarını içeren metinleri okuması isteniyor.

Hastalardan her biri sırayla konuşurken bir bilgisayar algoritması “foh”, “net” ve “ik” gibi beyinde farklı patlama desenlerine neden olan konuşma sesleri arasında bağlantı kurmayı öğreniyor. Bu algoritma son aşamada beyin hücrelerini okumayı o kadar iyi öğreniyor ki hastanın hangi sesi çıkarmakta olduğunu yüzde 75 doğruluk payıyla tahmin edebiliyor. Ancak programın bu sesleri “fonetik” bir kelime haline getirmesi için yüzde 100’lük bir doğruluk oranına ihtiyacı olmuyor. Araştırmanın eş yazarlarından biri olan Peter Brunner’a göre konuşmalarımız sadece belirli şekiller aldığı için sistemdeki algoritma “tıpkı otomatik düzeltme” özelliği gibi bu tip hataları düzeltebiliyor.

Brunner sözlerine şöyle devam ediyor:

Siri normalde yüzde 50 ila 70 arası bir doğruluk oranından daha yüksek olamazdı. Tercih edeceğiniz olası seçenekleri veya söylediğiniz tipik cümleleri bildiği için doğru tercihi yaparken bu bilgilerden faydalanabiliyor.

Uygulama Yöntemi Nedir?

Brunner’e göre verileri doğrudan beyinden toplamak çok önemli çünkü kafa derisini geçmeden alınan sinirsel aktivite beynin içinde gerçekleşenlerin sadece “bulanık bir halini” verebiliyor. Kendisi bu durumu bir beyzbol sahasının 1.000 fit üzerinden geçip insanların yüzlerinin neye benzediğini görmek yerine tezahürat yaptıklarını zar zor anlamaya benzetiyor.

Böyle bir durumda hastalar epilepsi prosedüründen geçirilip kafa tasları açılarak sinirlerin düzgün çalışmadığı alanların haritasını çıkarmak için beynin üzerine elektrot ağı yerleştirilirdi. National Center for Adaptive Neurotechnologies ve Albany’deki State University of New York’tan çok sayıda araştırmacı bu sefer kendi araştırmalarını işleme koydular. Ancak, araştırma her hastanın bireyselleştirilmiş epilepsi tedavisiyle kısıtlanmıştı. Örneğin, elektrotların beynin neresine konulmuş olduğu hastaya özel duruma bağlıydı.

Brunner’e göre herkesin beyni farklı olduğu için ve sinirsel aktivitenin doğrudan beyinden alınması gerektiği için ortalama bir müşteri için genel bir düşünceden metne cihazı geliştirmek zor olacaktır. Ancak, bu teknolojinin hareket etme ve konuşma becerilerini kaybeden ALS hastaları gibi sinirsel hastalıkları olanlar için kullanılma potansiyeli mevcut. Bilgisayarın okuması için Steven Hawking’in yaptığı gibi ekrana kelimeleri yansıtacak harici bir cihaz kullanmak yerine bu yöntemle bilgisayar doğrudan zihninizi okuyabilecek.

Brunner sözlerini şöyle bitiriyor:

Bu daha başlangıç. Bu alanın başarı şansı kelimenin tam anlamıyla sonsuz.

Tarih:Science and Technology

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın